RSS

17 Haziran 2009

Fotoğraf Hayattır

Bir gün hayata böyle bir kareden bakarken deklanşöre basabilmek dileğiyle...
.
Nuri Bilge Ceylan-Yalnız ve Güzel Ülkem.
.
.

12 Haziran 2009

Feedback

Bugün itibariyle finans sektöründe 6. ayımı tamamladım, yani 6 aylık tecrübe ile çalışıyorum. Heyt be, yarım yıl olmuş. Gözlemlerime dayanarak bazı duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim:
1) Kapitalizm tıkır tıkır çalışıyor arkadaş, emek-sermaye çelişkisi her yerde!
2) Yıllık izin muhteşem bir sistem, herkese lazım!
3) İnsanlar çok sıcaklar, hırs yalan bişey, maksimize etmeye çalıştığın "leisure", para değil!
4) Rakı, beyaz peynir, kavun en favori haftasonu tatilim.
5) E haftasonu geldi, müsadenizle...

.
.

10 Haziran 2009

Yanık

Şimdi yaz geldi ya,
herkeste bir yanık tene sahip olma telaşı (özellikle karşıcinste) başgösterdi.
Böyyükşehirlerde portakal kabuğunun biraz koyusu, ıstakozun biraz açığı renginde bir tene sahip olmak (ve bunu korumak) çok önem arz eder(miş). Sırf öyle görünsün diye 1-2 saat parklarda ayçiçeği gibi açılanlar da var.
Halbuki benim gençliğim hep güneşten kaçarak geçti, koyu renkli tene sahip olanları pamuk toplayan ırgatlara benzetirdik, amele yanığı diye bir şey vardı. Solaryumcular iş yapamaz mesela benim memlekette çünkü doğa en büyük tekeldir onlar için.
Yine şaşırtıyor beni bu modern hayat. Herşey tadında ve yerinde güzel.
Kasmanın anlamı yok.

.
.

4 Haziran 2009

AK Partisi

Başbakan şöyle buyurmuş : Partime 'AKP' diyen edepsizdir!

"AKP diyenler ne yazık ki demokratik noktadaki etik kurallara uymadan, siyasi etiği hiçe sayarak bunu edep dışı söylemektedirler." Siyasi etik neyi gerektiriyor, tam adı Adalet ve Kalkınma Partisi olan partinin Türkçe'deki kısaltması isimlerin baş harflerini kullanarak söylenmesini değil mi? Ne alakası var söylediğiyle yahu, uyduruyor yine. Bu şuna benziyor, kapıya kapı demek edepsizliktir. Saçmalığın daniskası!

Daha kötüsü ise şöyle devam ediyor; "... Herkes bunu böyle yazmaya mecburdur. Böyle yazmıyorsa bu edebe, adaba sığmaz. Benim yasal olarak kısaltılmış adım neyse onu söylemeye mecbursun..." Pes doğrusu, kendi yaşam biçimlerini ahlak polisi gibi aşılamaya çalışıyorlar eleştirisi hiç de haksız değil, neyi nasıl söyleceğimizi de sultan hazretleri belirleyecek. Bu adamın ne bitmek bilmez bir egosu var, eziklik dizboyu, breh breh breh!

Son olarak "O zaman iftira atıyorsun. Bizi olmadığımız şekilde gösteriyorsun. Olmadığımız bir isimle anmaya çalışıyorsun...” Evet biz de tam onu yapıyoruz, AKP'yi olmadığı gibi anmak istemiyoruz, o yüzden Ak Parti demiyoruz. (Yerine göre, A.K. Partisi diyoruz, anlayana!)
.
.